Gelecek üç AB dönem başkanı, AB’nin uzun dönem bütçesi ve genişleme gibi önemli konularda kararların, devlet başkanları zirvelerinin öncesinde başbakanlar tarafından alınmasını istiyor.
Polonya, Danimarka ve Kıbrıs Rum Kesimi, Genel İşler Konseyi’nin, (GAC) önemli konularda alınacak kararlardaki rolünün güçlendirilmesini istiyor.
Bazı kaynaklara göre GAC’ın işleyişiyle ilgili hayalkırıklığı yaşanıyor. GAC’taki ülkelerden bazıları dışişleri bakanları, bazıları Avrupa işleri bakanları, bazıları dışişleri bakan yardımcıları, bazıları devlet bakanları ve hatta bazıları Brüksel daimi temsilcileri tarafından temsil ediliyor.
Diplomatlar, AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy zamanında yerleşik hale gelen, üye ülkelerin ‘perde arkasında’ gayrıresmi olarak karar almasının da, resmi karar alma mekanizmasının yerine geçmeye başlamasından endişe duyuyor.
Polonya Büyükelçisi ve Daimi Temsilcisi Jan Tombinski, AB Bakanlar Konseyi’nin işleyişi için yeni yapılar ve yeni takvimler oluşturulması gerektiğini söyledi.
Tombinski’ye göre örneğin; AB’nin uzun dönem bütçesiyle ilgi kararların ekonomi ve maliye bakanları toplantısında değil, GAC’ta alınması gerekiyor.
Tombinski, Lizbon Antlaşması’nın yürürlüğe girmesinin üzerinden bir buçuk yıl geçmiş olmasına rağmen AB’nin hala antlaşma yükümlülüklerini yerine getirmeye çalıştığını ve yeni bir işbirliği kültürünün halen şekillenme aşamasında olduğunu söyledi.
Danimarka Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Claus Grube, AB Bakanlar Konseyi’nde siyasi liderliğe ihtiyaç olduğunu söyleyerek ülkesinin 2012 yılının ilk yarısındaki AB dönem başkanlığı süresince bu liderliği üstlenmekten memnuniyet duyacağını belirtti.
Kıbrıs Rum Kesimi Dışişleri Bakanlığı’nın daimi sekreteri Nicholas Emiliou da GAC’ın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Emiliou, özellikle bütçe ve genişleme görüşmelerinin şeffaf ve demokratik olarak yürütülmesi gerektiğiin altını çizdi. ‘Bir ailede, ailenin parasının nereye harcandığı ve aileye kimi kabul ettiğiniz önemlidir’ dedi. Emiliou, açıkça Türkiye’den söz etmese de, Türkiye’nin AB’ye üyeliğiyle ilgili kararı diğer ülkelere bırakmayacaklarının sinyalini verdi.
Kaynak: euractiv




















