Fransa da oylanan Ermeni soykırımı inkar yasa tasarısı Fransa nın bir iç politika manevrasımı yoksa derinliği olan ve gelecek süreçte cereyan edecek olan bir sürecin alt yapı çalışması mı; yada bölgesel bir aktör olma yolunda ve küresel bir güç olabilme ideali ile aktifleşen bir dış politika ile dikkatleri üzerine çeken Türkiye nin stratejik çıkar çatışmaları yaşadığı Fransa ile bir çok arenada karşı karşıya gelmesi mi… ilk ihtimal olmadığı kesin olmak ile birlikte Fransa iç siyasetinin kamuoyuna yansıması olarak da nitelendirilebilir ; ve diğer iki ihtimal daha kuvvetli gözükmektedir … Bu stratejik çıkar çatışması ve beraberinde gelinen noktada ermeni inkar yasası Fransa nın gelişen yeni süreçte oluşan Türkiye ye göstermiş olduğu sinirsel bir reaksiyon olarak yorumlanabilir. Aslına bakılırsa Fransa ile gelinen nokta aslında çok yabancı değil bizlere 2001 yılında Fransa nın ermeni soykırımı yasa tasarısın kabül etmesi ile birlikte aslında türkiye ve Fransa arasında yeni bir ilişkiler düzlemi oluştuğunu gözlemleyebiliriz… Ancak dünden farklı olarak bugün Fransa nın kabül etmiş olduğu yasa tasarısı özgürlükler ülkesi ve aydınlanma felsefesinin lokomotifi olarak kabül edilen Fransa nın tarihi ve felsefi geçmişi ile ne denli bir ironik tavır sergilediğini açık bir göstergesidir.
“Aydınlanma düşüncesinin temelini oluşturan rasyonalizmin, yani nesnel bilginin akıl yoluyla edinilebilir olduğuna duyulan inancın sarsılması ile birlikte başlayan ve bir bütün modern felsefenin temel kategorilerinin sorunsallaştırılması ve bu kategorilerin işletildiği epistemolojik ilkelerin yerinden edilmesi ile sonuçlanan felsefe eğilimi” bugün Fransa nın aydınlanma felsefesi ile paralel ve rasyonalist bir yaklaşım ile hareket eden Fransa, gerçeğe ulaşmak için nesnel yaklaşımlar yerine epistemolojik ilkeleri yerle bir eden bir bakış açısı ile inkar yasasını kabül etmiş ve beraberinde Fransız entelektüellerini de zan altında bırakan bir karar almıştır.
iktidarın , Fransa nın içine düşmüş olduğu bu ironik felsefi ve politik durum karşısında popülist reaksiyonlardan kaçınarak akılcı ve itikatli refleksler göstermelidir. Bu bakış açısı sadece Fransız temelli değil, sorun odaklı bir yaklaşım sergilenerek irdelenmesi gerekmektedir. Bugün Ermeni soykırımı vardır diyen dünya da bir çok ülke vardır ve Abd içerisinde 41 eyalet bu yasayı kabül etmiştir.
Arjantin ,Ermenistan ,Belçika ,Kanada ,Şili, Kıbrıs rum kesimi, Fransa ,Yunanistan İtalya ,Litvanya ,Lübnan ,Hollanda, Polonya ,Rusya ,Slovakya ,İsveç ,İsviçre ,Uruguay Vatikan, Venezuela bu yasayı kabül eden ülkeler olmak suretiyle ingiltere (birleşik krallık) olayı soykırım değilde katliam olarak nitelendirmektedir. Bu perspektifden olayı ele alacak olursak Türkiye nin Ermeni sorunsalı ile sadece Fransa eksenin de değil aslında ciddi bir dış politika da kronikleşmiş bir sorun ile karşı karşıya kalındığının göstergesidir. Türkiye bu soruna batı tarzı bir yaklaşım ile çözüm araması gerektiği kanaatindeyim bugün bu tasarıyı kabül eden ülke ve siyasi sistemler geçmişleri ve felsefi alt yapısı ile paradoksal bir görüntü sergilemektedirler aynı zamanda ortaçağ zihin yapısı kabilesel ve feodal bir temelde şekillenen düşünsel sistematikleri modern dünyada var etmeye çalışmaktadırlar . Bu batının felsefi ve zihinsel arka planının ne kadar yetersiz ve çağı okuyamama haline haiz olduklarının çok açık bir göstergesidir. Evet eğer hal böyle değilse yani batı aslında gidişatın farkında ve aslında sorun bu kadar ciddi bir derinliğe sahip değilse işte o zaman batının ahlaki çöküntüsünün ispatıdır ki bu iki tarafı keskin bir bıçak gibidir..
Sonuç olarak batıya yine batı tarzı teknikler ile cevap vermek gerekmektedir bu nedenle daha önce de belirttiğim gibi popülist yaklaşımlardan ,boykot çığırtkanlığından, felsefi boykotlardan kaçınılarak sorun tespitlerini akıl düzleminde inşa edilmesi gerekmektedir. Ortaya çıkan bu negatif havayı pozitife çevirebilmek için elimizdeki argümanlar yeterlidir, önemli olan sadece inanç ve mücadele azmidir… Her Türkiye Cumhuriyeti yurttaşı bu sorunsal karşısında verdiği akılcı tepki çözüme ulaşmada kamuoyu oluşturması adına önemlidir..
İLHAN BEYAZAL
27.01.2012





















Sevgili ilhan yazını okudum ve çok beğendim konuya yaklaşımın çok hoşuma gitti tabiki popülist yaklaşımlardan kaçınılmalı ve bu yasanın sözde ermeni soykırımı ile alakalı olmadığını herkesin anlaması gerekmektedir senin gibi genç beyinlerinde görevi bunu insanlara bir şekilde anlatmak duyarlılığın için teşekkür ederim