Ahmet Davutoğlu,dış politika konusunda kendisini yetiştirmiş kitapları ders kitabı olarak okutulmuş ülkemizin uluslararası ilişkiler konusunda yetiştirdiği sayılı devlet adamlarından kendi tabiriyle hocalardan biridir.Önünde saygıyla eğilmemek içten bile değil.Gerek Başbakana gerek Cumhurbaşkanına danışman olarak görev yapmış eşine az rastlanan bilge insanlardan biri.1 Mayıs 2009 da Dış işleri bakanı olarak görev yaptığında siyaset çevresinden tutunda dış politikaya gönül vermiş kişiler tarafından heyecan uyandırmış,kendi tabiriyle hocanın bakan olması ülkede büyük bi boşluğun doldurulmasına vesile olmuştur.Göreve başladığı ilk günden beri kendisiyle özdeşleşmiş bir politikası vardı en çok heyecan uyandıran politika “komşularla sıfır sorun” politikası.Aslına bakarsak o kadar çok önemli bir siyaset üzerinden yaklaştı ki bu duruma,ilk başlarda o kadar çok beğenildi ki bu politika… Ama şuan çevremize baktığımızda gördüklerimiz bu politikanın resmen artık işlemediğini göstermektedir.Aslında Davutoğlunun şanssızlığımıdır bilinmez ama gerçekten biraz gerçekçi baktığımızda artık sona yaklaştığını gösterir.Tarihler 18 mart 2009 u gösterdiğinde Tunus’ta başlayan isyan dalgası yani Arap baharı komşumuz olan Suriye’ye kadar sıçramış ve dış politika konusunda ülkemizi zora sokma noktasına kadar gelmiştir.Ki kaldı ki sadece Arap baharı değil bugün Ermenistan’la yaşadığımız sorunlar ırak ile olan etnik sorunlar bu sıfır sorun politikasının ne kadar çıkmaza girdiğini bize göstermektedir.Yani artık komşularla sıfır politikası değil komşuların sakinleşmesi politikasına döndük bir nevi.aslında bir bakıma benim gözümde biraz şansızlık olsa da bu durum ortadoğunun bu kadar karışıklık içerisine düşmesi beklenebilecek durumlardan biriydi ve malesef buda gerçekleşti.Arap baharının şuan sakinleştiği bi dönemde Davutoğlu bakalım nasıl bir politika izleyecek dış politika konusunda nasıl bir yol haritası çıkaracak kendine merak konusu.Bu yol haritasında ülkemiz kendine nasıl bir yer edinecek zararı olacak mı nasıl etkileneceğiz gerçekten merak konusu zor değil bir seneye kadar herşey netleşecek.Umarım Davutoğlu bir daha bu kadar zor durumda kalmaz umarım bir daha komşularımızda bu tip sorunlar yaşamayız.Bir daha ki yazımda keşke siyasetçi değilde ‘hoca’ olarak kalsaydı daha iyi olur muydu sorusuna cevap arayacağım saygılarımla…
Dikkat
Yorumlarınız, eleştirileriniz, değerlendirmeleriniz bizim için değerlidir.
Eleştirelim tartışalım ufkumuzu genişletelim, yarınlara umutlu bakalım...
Lütfen ahlak kuralları çerçevesinde Yorum yapın Aksi takdirde silinecektir!
" Bir ulusun bütün yönetimi bana bırakılsaydı, ilkin dilini düzeltirdim.
Çünkü, dil düzgün olmayınca söylenen anlaşılmaz ve yapılması gereken yapılmadan
kalır, böyle olunca töreler ve sanat geriler, adalet yoldan çıkar, halk
çaresizlik içinde kalır. İşte bundan dolayı söylenmesi gereken başıboş
bırakılamaz. Bu her şeyden önemlidir. "




















