Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Almanya’ya gerçekleştirmekte olduğu ziyaret kapsamında, kendisine eşlik eden gazetecilerle gerçekleştirdiği söyleşide Türkiye – Almanya ilişkileri, Türkiye’nin AB süreci ve Filistin’in Birleşmiş Milletler’de tanınma başvurusuna dair değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin AB müzakereleri sürecinde ilerledikçe güçlendiğini ifade eden Gül, ‘Norveç gibi olduktan sonra üyelik hesabını onlar yapsın, niye sadece ben yapayım ki?’ dedi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Almanya ziyaretine eşlik eden Cumhuriyet gazetesi yazarı Zeynep Göğüş, Gül’ün gazetecilerle gerçekleştirdiği söyleşiden notlar aktardı:
Abdullah Gül, Türk Alman ilişkileri ne kadar sağlam olursa ve eğitim bilim, mühendislik gibi alanlarda ne kadar çok işbirliği olursa, bunun hem Almanya’nın, hem Türkiye’nin faydasına olacağını söyledi. Almanya’da yaşayan 3 milyon Türk’ün de kendi muhasebesini yaptığını ifade eden Gül, ‘şimdi herkes duruma daha sağlıklı bakıyor’ dedi.
Vize gibi bazı konularda hukuki problemlerin bulunduğunu ifade eden Gül, Alman işadamlarının da bu durumun haksızlığından İş Konseyi’nde şikayetlerini dile getirdiğini söyleyerek ‘ama bu konuda bir düzenleme yapılacaktır’ dedi.
Avrupa’nın şu anda büyüyemediği için mevcut sıkıntılarını yaşadığını ifade eden Gül, ‘Büyümek için de bazı ülkeler doymuş artık. Onun için onları büyütecek bir dinamo lazım. Şunu da biliyorlar, dünyanın merkezi nereye kayıyor bunu da görüyorlar.
Onun için Türkiye’nin kıymetini çok iyi bilecekler. Yeter ki biz Türkiye’nin kıymetini gösterelim’ dedi.
Türkiye’nin içeride yaptığı düzenlemeler sayesinde çekimi ve cazibesinin arttığını ifade eden Gül, artık Türkiye’den Almanya’ya değil, Almanya’dan Türkiye’ye göçün gerçekleştiğini kaydetti. Gül, Almanya’da, orada okuyan Türklerin geri dönüşünün çok olacağı endişesi bulunduğunu söyledi.
Türkiye’nin AB nezdindeki imajının düzeltilmesi için şimdiye kadar yapılan faaliyetlerin AB sürecine kısıtlı bir katkısı bulunduğunu söyleyen Gül, Türkiye’ye bakışı esas değiştirecek olanın ekonomik alanda toparlanma, büyüme ve rakamların iyiye gitmesi olacağını belirterek ‘Bu gidişle iki üç yıl içerisinde Avrupalının Türkiye algılaması çok farklı olacak’ dedi.
‘Müzakereler ilerledikçe Türkiye güçleniyor’
Türkiye’nin AB’ye üyelik süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Gül, ‘Fransa ve bazı ülkeler bugünün konusunu konuşmuyor. İlerinin konusunu konuşuyor, bazı fasılları açtırmıyor. Sen zaten referandum yapacaksın, referandumda hayır de bana. Müzakereleri tamamlamamı engelleme. Benim için önemli olan Türkiye’nin bir Norveç gibi olabilmesi, yani müzakere sürecini başarıyla bitirmesidir.’ dedi.
Gül, bugünün konusunun, müzakerelerin kuralına uygun bir şekilde devamı olduğunu söyleyerek, Türkiye’nin müzakere sürecinde ne kadar ilerlerse o kadar güçlendiğini söyledi. ‘Norveç gibi olduktan sonra hesabını onlar yapsın, niye sadece ben yapacağım ki?’ diyen Gül, Türkiye’nin müzakere sürecinde ilerledikçe hukukunun, siyasetinin, demokrasisinin, insan hakları standardının güçlü hale geldiğini kaydetti.
Filistin’in tanınması
Filistin’in Birleşmiş Milletler’e başvurusunu değerlendiren Gül, Türkiye’nin, bağımsız Filistin devletini güçlü bir şekilde destekleyeceğini belirterek, ‘Yalnız da değiliz. 126 ülke biz de destekleyeceğiz dedi. Desteklemeyenler zor duruma düşecek. Onlar düşünüyorlar bu işi nasıl izah edelim diye.’ dedi.
ABD Başkanı Barack Obama’nın geçen yılki BM Genel Kurulu’nda konuşurken ‘Gelecek sene burada Filistin devletinin de olmasını istiyorum’ dediğini hatırlatan Gül, ‘Şimdi ne diyecek, barış görüşmeleri devam etmedi mi diyecek? Bir yandan İsrail yerleşimleri genişletmeye devam ediyor. Barış görüşmeleri nasıl devam eder?’ şeklinde konuştu.
‘Üniversitede yaşanan tam bir rezalet’
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Pazartesi akşamı Humboldt Üniversitesi’nde yapacağı konuşma öncesinde yapılan bomba ihbarı üzerine salonun boşaltılması, konuşmanın iptalinin istenmesi üzerine konuşmayı yapmazsa geziyi yarıda kesip Türkiye’ye döneceğini söylemesi ve sonuç olarak konuşmanın iki saat gecikmeyle yapılması konusunda da açıklamalarda bulundu.
Olayın kaynağı olarak terör örgütü PKK’yı işaret eden Gül, ‘Roj TV sabahtan akşama kadar yayın yapmış. Buna rağmen orada 30-40 kişi toplanınca bu fiyaskolarını bu şekilde kapatmak istediler.’ dedi.
Gül, ‘Ne demek Berlin’de bomba? Bir ülkenin devlet başkanı geliyor buraya. Tedbirinizi almadınız mı? Buna rağmen bir risk varsa gereği yapılır. İptal edelim dendi. Tam bir rezalet.’ şeklinde konuştu.
Kaynak: euractiv




















