Karadeniz’in Güvenliği Sorunu

Karadeniz bölgesi, jeostratejik önemi dolayısıyla tarih boyunca birçok mücadeleye sahne olmuştur. Soğuk savaşın sona ermesi ile iki kutuplu güvenlik sistemini destekleyen askeri mekanizmanın dağılması, uluslararası ilişkilerde “Güç Dengesi”ni daha önemli hale getirmiştir. Dolayısıyla ülkelerin sahip oldukları askeri potansiyelin uluslararası ilişkilerdeki önemi artmıştır. Global düzeydeki askeri tehditler bölgesel ya da alt bölgesel alanlara taşınırken daha çok askeri güç kullanımına başvurulmuştur. Karadeniz bölgesindeki askeri ve stratejik gelişmeler de bundan müstesna değildir. Soğuk Savaş boyunca Sovyetler Birliği’nin askeri ve siyasi bakımdan önem verdiği, Türkiye’nin NATO’nun ileri bir karakolu olarak görüldüğü bölgedeki askeri ve stratejik durum değişmiştir.
Uluslararası ilişkilerde güç dengesinin köklü değişikliklere uğraması, yeniden inşa olunan Karadeniz bölgesinin jeopolitiğini de değiştirmiştir. Global bir süper güç olarak jeopolitik ihtiraslarını gerçekleştirme imkânından mahrum kalan Rusya, bölgesel düzeyde ihtiraslarını temin etmek üzere dış politikadaki ağırlığı Karadeniz bölgesine vermiştir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Karadeniz’in kıyısında yeni devletlerin ortaya çıkması, bölgedeki dengeleri değiştirmiştir. Rusya, Türkiye dışındaki Karadeniz’e kıyıdaş ülkelerde sahip olduğu askeri ittifak ilişkilerini kaybetmiş ve başlangıçta kendisini jeopolitik açıdan çöküş, askeri ve stratejik açıdan savunmasız bulmuştu. Bölgede, Gürcistan ve ardından da Ukrayna’da meydana gelen Batı destekli renkli devrimler, bölgesel ve küresel güçler arasında yeni bir mücadeleye yol açmıştır . 1
Putin’in yönetime gelmesi sonrası Rusya, geçmişteki yayılmacı imperial kimliğine dönerken diğer yanda ABD’nin Irak’a müdahalesi sonrası yaşanan gelişmeler bölgedeki dengelerin henüz tam olarak belirlenmediği göstermiştir . 2 Rusya, eski Sovyet coğrafyasında yeniden stratejik üstünlüğü kazanma isterken mevcut statükonun çözülmesi için harekete geçmiştir. Bu bağlamda Rusya’nın 2008 yılından itibaren Gürcistan’dan başlayarak bölgedeki statükoyu kendi lehine değiştirme yönünde yeni hamlelerde bulunduğuna tanıklık ettik.
Bu amaçla Rusya, gerektiğinde eski Sovyet coğrafyasındaki dondurulmuş sorunlardan yararlanmıştır. Ağustos 2008 Güney Osetya’da ortaya çıkan kriz sırasında, Rusya Gürcistan’a müdahale etmiştir . Gürcistan’da yaşanan olaylar Ukrayna’da da etkisini göstermiştir.3 Nitekim Güney Osetya savaşı sırasında Ukrayna’da Cumhurbaşkanı Viktor Yuşçenko, Rusya’nın kınanması istemiş Başbakan Yuliya Timoşenko ise tarafsız kalmayı tercih etmişti. Ardından Ukrayna’da 7 Şubat 2010 tarihinde yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Viktor Yanukoviç %49 oy alarak rakibi Yuliya Timoşenko’yu geride bırakmıştır. Böylece Güney Osetya Savaşı sırasında Ukrayna siyasetinde başlayan kriz, bu ülkede yönetimin değişimi ile sonuçlanmıştır.
Nitekim Ukrayna’da iktidar değişimi sonrası, Rusya ve Ukrayna arasında yapılan anlaşma ile Rusya’nın Kırım Özerk Cumhuriyeti’nde bulunan Sivastopol Üssü’nde kalış süresi uzatılmıştır. Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev ile Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç arasında 21 Nisan 2010’da imzalanan anlaşma ile Rusya, Sivastopol Deniz Üssü’nden 2042 yılına kadar yararlanma hakkını elde etmiştir. Son olarak Rusya, Karadeniz bölgesinde nükleer silah taşıyabilen “Beyaz Kuğu” lakaplı stratejik bombardıman uçakları ile devriye uçuşlarını başlatacağını duyurmuştur .
Sonuç olarak Soğuk Savaş sonrasında Rusya’nın Karadeniz bölgesindeki jeopolitik, askeri ve stratejik üstünlüğü göreli olarak azalırken, mevcut güç dengesindeki boşluğu doldurmak üzere Türkiye, ABD ve NATO gibi yeni oyuncular ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak Türkiye’nin bölgedeki jeopolitik, askeri ve stratejik konumu güçlenmiştir. Türkiye bölgede büyüyen askeri gücü ile kendi siyasi ve askeri çıkarlarını, önüne açılan jeopolitik fırsatları gözetmede daha bağımsız hareket etmeye başlamıştır. Ancak yakın dönemde bölgede yaşanan gelişmeler, aynı zamanda Karadeniz’deki güç dengesinin kırılgan ve değişebilir olduğunu da göstermiştir.

Kaynak: Kafkassam

—————————
1.Oleksand Pavliuk, Ivanna Klimpush-Tsintsadze, The Black Sea Region: Cooperation and Security Building, S.191-192; http://books.google.com.tr/books?id=Emr7qyr7DmgC&printsec=frontcover&hl=tr&source=gbs_ge_summary_r&cad=0#v=onepage&q&f=false.
2.http://www.iris-bg.org/files/Security%20in%20the%20Black%20Sea%20Region.pdf.
3. Coşkun Topal, “Türkiye’nin Güney Kafkasya Politikası’nda Gürcistan’ın Önemi”, http://www.kafkassam-merkez.com. ; Avrasya İncelemeleri Merkezi, Türkmeneli İşbirliği ve Kültür Vakfı, Sayı : 328 Tarih: 13.01.2010. (http://www.avim.org.tr/bultentekli.php?haberid=14610. )

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!

Yazar: Orhan YILMAZ