Libya Müdahalesinde Taktiksel Hatalar

Libya’ya yapılan müdahale başından beri Kaddafi’nin gitmesi üzerine kuruluydu. Obama, “Kaddafi gitmeli” diyerek; Fransa, saldırıya hemen başlayarak müzakere gibi bir amaç olmadığını ortaya koydular. Kaddafi’nin ateşkes tekliflerine “söze değil, davranışa bakılacağı” şeklindeki tepki aynı yaklaşımın sürdüğünü gösteriyor. Bununla birlikte operasyonun sınırlı olacağının, kara harekâtının yapılmayacağının açıklanması, operasyonun çıkmaza girmesine davetiye çıkarıyordu. Çünkü Kaddafi bir yandan savaşmaktan başka çaresi olmadığını görürken, diğer taraftan bu savaşta en azından kendisine çıkış şansı verecek bir başarı ihtimali olduğunu da düşünmeye başladı. Bu durum ise bir anlamda savaşa daha sıkı sarılmasına neden oldu.

Müdahaleyi yapan güçler Kaddafi’nin bırakıp gitmekten başka çaresi olmadığını düşünmesini sağlayacak bir azim ve kararlılık ortaya koyamamışlardır. Bu şartlar altında Kaddafi’nin koltuğu bırakmayı kabul etmesi olası görünmüyor. Müdahaleyi gerçekleştiren güçlerin arasında bulunan fikir ayrılıklarının da farkında olan Kaddafi, ara sıra müdahaleye katılan güçlerin kendi kamuoyları tarafından askeri operasyonu bırakmaya zorlanma noktasına itilip itilmeyeceğini de sınıyor. Farklı kanallardan barış planına hazır olduğunu söyleyen Kaddafi, “bu kadarı yeter, artık anlaşılsın” dedirtebilme planları yapıyor. Ancak pazarlık payını kaybetmemek için savaş meydanındaki mücadelesinde de hız kesmiyor. Yani aslında uluslararası güçlerin (şimdi NATO) yapması gereken bütün kanalları kullanma stratejisini ilginç bir şekilde Kaddafi kullanıyor.

Diğer taraftan muhalif güçler başta Koalisyon güçleri tarafından son anda kurtarılmış iken müdahale sonrasında Kaddafi’yi yenme konusunda ısrarcı olmaya başladılar. Muhalifler şimdi müdahalenin kapsamının genişletilmesi ile Kaddafi’yi devirebileceklerini düşünüyorlar. Bu yüzden NATO güçlerini gecikmekle suçlayabiliyor ve Kaddafi gitmeden masaya oturmayacaklarını söylüyorlar. Yani muhalifler de sorunun savaşarak çözüleceğini düşünüyor. Ancak Libya’da muhalif güçler savaşma kısmını NATO’ya bırakmışken, kendileri sadece ilerleme kısmına odaklanmış durumda. Zaten muhalifler çok ciddi bir kara kuvveti olarak karşımıza çıkmıyor. Bu açıdan NATO’nun hava güçleri ile muhalifler arasında operasyonel anlamda yeterince uyumluluk olduğunu söylemek de pek mümkün değil. Bu da başarı şansını azaltıyor.

Muhaliflerin gereken kara harekatını yapamayacağı anlaşılınca müdahaledeki öncü güçler, paralı asker kullanabilecekleri veya ABD’nin kara harekâtı için asker gönderebileceğini söylemeye başladı. Ancak NATO’da bu kadar fikir ayrılığı varken NATO çerçevesinde kara harekâtı oldukça zor görünüyor. ABD iç kamuoyunda “sınırlı operasyon” için bile bu kadar baskı varken, tek başına asker göndermesi bir o kadar güç. Ayrıca bu resme uluslararası kamuoyunun, özellikle de Arap Ligi’nin tepki göstereceği gerçeğini de eklemek gerekiyor. Bu noktada Kaddafi’nin pes etmesi hiç de olası görünmüyor. Tam tersine daha rahat hareket edebiliyor. Üstelik Afrika Birliği’nin arabuluculuk çalışmalarında Kaddafi’nin dışarıda görüntü vermesi kendine olan güvenini ortaya koyması açısından da dikkate değer. Güç dengesinde ibreler muhaliflere karşı Kaddafi’yi gösteriyor. Yine de bu durum, Kaddafi’nin muhalifleri yenerek eski konumuna dönebileceği anlamına gelmiyor.

Sonuç olarak Libya’da savaşarak sorunu çözeceklerine inanan, ancak hâlihazırdaki şartlarda birbirlerini yenemeyecekleri ortada olan iki güç bulunuyor. Hâlbuki bu gibi iç mücadelelere dışarıdan yapılan müdahaleler, bu tablonun tam tersini sağlamayı amaçlar. Yakalanması gereken tablo askeri seçeneğin artık savaşan taraflarca çözüm olmadığı, iki tarafın da müzakere ile sorunu çözmeye çalışmayı istediği bir tabloydu. Öte yandan şu andaki görüntü Libya’da barışa bir hayli uzak olduğumuzu işaret ediyor. Libya’daki güç dengesini değiştirecek adımlar atılmadığı sürece tarafları çözüme zorlayabilecek bir diğer ikna edici durum ise can kaybının tahammül edilemeyecek bir noktaya ulaşmasıdır. Yani Libya’daki statükonun korunması daha çok can kaybını beraberinde getirebilir.

 

Mehmet Yegin
mehmetyegin.usak@gmail.com

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!

Yazar: Orhan YILMAZ