PKK-TAK: Nihilist ve Kör Terör

Her şeyin anlamdan ve değerden yoksun olduğunu savunan nihilizm ile son yıllarda soğuk nefesini hissettiğimiz terörist kimliği arasında önemli bir benzerlik var.

Marmaris’te doğayı, güneşi ve insanlığın her şeyle barışık olduğu duygu yoğunluğunu yaşadığınız bir anda bomba patlar ve hayatınızı alt üst eder. Bir başka gün, bu katil ruh sizi Tunceli’de bir futbol sahasında, eşinizin stresini attığı bir maçta, onun mutluluğunu ve yorgunluğunu paylaşırken yakalayıverir.

Bir başka gün, Siirt’te altı kadın belki de hayatlarının en neşeli konuşmalarını, muzip dedikodularını yaparken o katil ruhla karşılaşır. Bir diğer gün ise, bu katil ruh, Diyarbakır’da bir tamirci atölyesinde, halkla sohbet eden bir polisi öldürür, diğerini ise ağır yaralar. Bu öldürme güdüsü Ankara’nın ortasında, zamanda yaşamını kazanmaya çalışan 18 ve 22 yaşlarında iki genci, çocuklarıyla beraber dolaşan 23 yaşındaki bir kadını hiç hesapta yokken hayattan alır.

Örnekler arttırılabilir. Tatilde, iş yerinde, sokakta, otobüste, neredeyseniz yaşamınızı elinizden almaya, hayatı size zehir etmeye çalışan bir katil ruh dolaşır.

Herkes bu katil ruhu hangi damarın beslediği üzerine kafa yormalı. “Neden terörist olunur” sorusuna yanıt aranırken aslında bu kimselerin normal hayatla aralarına büyük bariyerler kuran yeni bir kimlik inşa sürecinden geçtikleri gerçeği akılda tutulmalı. Bunlar genç yaşta devşirilirler, çoğu defa hayata küskündürler, öfke ve intikamla yetiştirilip birer ölüm makinesine dönüştürülürler.

Öfkeyle Beslenen Katil Ruhlar

Onun için bir terörist normal değerlere, sahilde güneş, deniz ve tabiatla barışık olana, gündelik işine gidene, alışveriş merkezlerinde sepetini doyasıya dolduran insana düşmandır. Futbol sahasında, mahallenin herhangi bir yerinde gündelik yaşamını sürdüren herkese hınçla bilenir. Çünkü günün sonunda, onu besleyen damar temel insani değerlerden uzaklaşıp insanlığın ortak değerlerine ve yaşamına kastetme öfkesine ulaşmıştır.

“Hiçbir şey beceremedin”, “hiçbir şeye yaramıyorsun” ithamları altında kişilikleri ile oynanan bu ölüm makineleri, hayatta en büyük kahramanlıklarını öldürmek üzerine inşa eder ve böylesi bir yaşam algısı ile dünyasını sınırlar.

Demokrasinin ivme kazandığı, devletin hesap verdiği, sistemin saydamlaştığı son on yılda Türkiye’de eli silaha gidenlerin insanlık vicdanında tartılacağı yer nihilist bir terazidir. Hayatla bağlarını koparıp, yaşamı başkalarına da haram kılan bir terördür bu. Amacı ve nedenleri hep aynıdır: Öldürme, yok etme ve bir daha öldürme kısırdöngüsü. Çünkü o, karşısındakiyle empati kurabilme yeteneğini tamamen yitirmiş, olumlu insani yetilerini yeni kimliği içerisinde yok etmiş bir ölüm makinesidir.

Böylesi bir terör, karşısındaki her normalden anormal derecede rahatsızlık duyan, her gün ışığından büyük bir iç travma ile gerçeğe gözlerini kapatan trajediden ibarettir.

Kürt Sorunu mu Dediniz?

Bir dizi saldırıdan sonra Ankara Kumrularda patlayan bomba ile birlikte hala Kürt sorununu konuşanlara hatırlatılması gereken en acı gerçek şu olmalı: Bu ölüm makineleriyle, bu nihilist terörle, bu katil ruhla Kürt sorununu yan yana tartışırsak hiçbir şeyi doğru bir bağlama oturtamayız.

Nitekim hayata bu kadar düşman, insanlıktan nefret eden, adeta ölüme bilenmiş bir ruh halinin asker ve polise yaptığı saldırıları tevil etmeye çalışan bir kısım dostlarımız bilmelidirler ki Kızılay’daki kör terör ile Reşadiye veya Silvan’daki terörün güdüsü ve mantığı arasında hiç bir fark yok. Sadece harflerle oynayıp PKK’yı TAK yapmak bu gerçeği değiştirmiyor.

Gerçeğin ta kendisi, “tüm şehirleri ve herkesi savaş alanı ve hedefi” ilan etmiş bir katil ruh, kör ve nihilist terördür. Öyleyse, her şeyden öte insani değerlerimizi koruma adına başta aydınlar ve Kürtler olmak üzere, bu saldırıları milyonlar halinde kınamak zorundayız. Çünkü tehlike altında olan sadece masumların canları değil hepimizin insani değerleridir.

İspanya ve İngiltere örneğini çok merak edenler bilmeliler ki orada sorun böyle tanımlanmıştı.

Kaynak: Usakgündem

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!

Yazar: Orhan YILMAZ