Tarih, Tekerrürden Değil Anladığınızdan İbarettir!

Bugün, genç olmaktan utanıyorum.

Bugün, dünyada yaşamaktan utanıyorum.

Bugün, insan olmaktan da utanıyorum.

1911’de işgal edilen ve 2011’de yeniden işgal altında olan Libya’nın cehalet ve ölüm üzerine yazılmış kaderine tanıklık etmekten utanıyorum.

Yüzyıl sonrada olsa ‘bir’ şeyler değişmez mi?

Değişmezmiş…

Dün, başkalarının yaşamları üzerine medeniyet kurduklarını sananlar bugünde aynı iğrençlikleri sergileme cesaretini gösterebiliyorlarsa, ‘hiç’bir şey değişmezmiş…

Cehaletin başkenti olmaya aday binlerce İslam şehrinden ne zaman bir birlik içinde ‘durun’ diye haykırışlar duyulacak bilmiyorum…

Hani insan, ‘değerliydi’ …

Hani hukuk, ‘üstündü’ …

Hani Müslümanlar, ‘kardeşti’ …

Bu söylediklerimin hepsinin ‘yalan’ oldukları gerçeği o kadar ‘doğru’ ki…

***

Sahip oldukları ‘doğal kaynakları’ ülkelerinin yarınları için kullanamayan ve adeta kızgın güneşin altında düşünceleri bile buharlaşmış olan Arapların, ‘cehalet elbisesini’ giyme konusunda ne kadar tecrübeli olduklarını tarih bir kez daha bizlere ispatlamış bulunmaktadır.

Uyuyan, uyutulan ve gözleri bağlanmış olan Müslümanların, bu kâbustan uyanmalarının zamanı çoktan geldi de geçiyor, ama anlayana…

***

Savaş; ne bir Müslüman’ın ne de bir Hıristiyan’ın sorunudur. Savaş, insanlığı ilgilendiren ve insan olan herkesin sorunudur. Batı’nın ikiyüzlülüğüne ‘dur’ demesi gereken ama ‘dur’ demek yerine ‘devam’ diyen ve dünyada barışı korumakla görevli olan ‘ Birleşmiş Milletlerin’de sorunudur.

Yaşama hakkını hiçe sayan, demokrasi yalanlarıyla göz boyayan ve binlerce insanın ölüme sürüklenmesi için cahil cesaretiyle savaş kararı alan ‘BÜYÜKLERİN’ bu dünyaya katacakları değerleri kalmamıştır!

Demokrasi diye bağırıp; insanları bombalayanların, ülkemizi, ‘insan hakları ihlallerinden’ dolayı tazminatlara mahkûm ettirenlerin işledikleri cinayetleri görmemek nasıl mümkün olabilir ki?

Libya’da yaşamını yitirenlerin, ‘FİL’ lerin kavgasında ezilen ‘ÇİMEN’ lerden ne farkı kalmış ki?

Dünya nüfusunun %8’inin yaşadığı Ortadoğu coğrafyasında, Dünya’da yaşanan terör olaylarının % 65’inin yaşanması tesadüflerden öte sorgulanması gereken gerçeklerden sadece bir tanesi olarak karşımızda durmuyor mu?

***

Bugün, tarih tekrarlarıyla şimdiye kadar ders almamış/alamamış olan insanlığa çağrıda bulunuyor; yaşanacak olan tek bir ömrün savaşlara kurban edilmemesi konusunda hem de duyarsızlaştırılan insanlığın ta kendisine…

Adına, ister ‘Birleşmiş Milletler’ deyin isterseniz Nejat Uygur’un deyimiyle ‘Çifleşmiş Milletler’ deyin hiç fark etmez, kimsenin insan ölümlerini ‘meşru’ görmeye hakkı yoktur, olamazda…

Unutmayın; tarih masal anlatmaz, ders verir ve tarihin tekerrür (tekrar) etmesinin bir önemi yoktur, tarihten ne anladığımızın bir önemi vardır… Bakın Uğur MUMCU, 1992 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nde ki köşesinde tarihe nasıl bir not düşmüş, iyi anlayın;

“Masum insanlar öldürülürken susulmaz! Susan da bu insanlık suçuna katılmış olur. Bu masum insanlar, Yahudi de olur, Arap da, Hıristiyan da… Ölümlerde ne ırk ayrımı yapılır ne de din… “ÖLEN İNSANDIR…”

 

Hasan ÇELİK

Kafkas Üniversitesi

Tiyatro Kulübü Onursal Başkanı

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: +2 (from 2 votes)
Tarih, Tekerrürden Değil Anladığınızdan İbarettir!, 10.0 out of 10 based on 1 rating
Be Sociable, Share!

Yazar: Orhan YILMAZ