Tarihin Normalleşmesi Bağlamında Ortadoğu’daki Düzen Arayışı

Ortadoğudak halk hareketlerinin tunusda başlaması bir tesadüf mü yoksa tunusun modern ,örgütlü ve küçük bir ülke olmasından dolayı halk hareketinin kolayca başlayıp ,bölge ülkelere yayılmasının daha kolay olduğundan mı tunus seçildi.tunusda zeynelabinine destek veren fransa daha sonra gitmesi yolunda telkinlerde ve açıklamalarda bulunmasının sebebi ne ? zeynelabidinden sonra ülkeye gelen raşit gannuşi ve ennahda hareketinin izlediği politika ne ? bütün bu sorular tunusda başlayan halk hareketlerinin anlaşilması açısından cevap bekleyen sorula.bütün bu soruların cevabı raşit gannuşinin ve ennahda hareketinin açıklamalrında gizlidir .ennahda hareketinin ılımlı islam çizgisinde olması ve gannuşinin batı ile barışması izlenmesi gereken önemli gelişmelerdir.Gannuşi, Körfez Savaşı döneminde İslami hareketlere Saddam Hüseyin’in desteklenmesi çağrısında bulunarak, hem batıdan hem de ABD yanlısı Arap ülkelerinden tepki çekmiş ve pek çok İslami harekete yönelik finansal desteğin musluğu kesilmişti(oruç saadet,raşit gannuşi’ye paris rötüşü,star gezetesi 02.05.2011).gannuşiyle röpörtaj yapan star gazetesi yazarı saadet oruçun sorularına cevap veriyor ve bu cevaplar gannuşinin eski çizgisinden ne kadar uzaklaştığının görülmesi açısından önem taşımaktadır.

Yasemin Devrimi nedeniyle gittiğim Tunus’ta Gannuşi adı adeta bir efsane gibiydi.Ancak Paris’te izlediğim ve özel sorularımı yönelttiğim Gannuşi, farklı bir portre çizdi.Gannuşi ve Ennahda’yı yorumlayan iki kritik politik ve bürokratik figür de bu yargımı pekiştirdi.Gannuşi, STAR’ın sorularını yanıtlarken, Fransa’ya toz kondurmadı, burka yasağı ve Fransa’daki İslam tartışmalarını eleştirmedi, aksine ‘doğru adımlar’ olarak tanımladı.

Gannuşi’nin Paris’ten verdiği mesajları yorumlayan ve Tunus’tan telefonla STAR’ın sorularını yanıtlayan Tunus İnsan Hakları Ligi Başkanı Mokhtar Trifi, Ennahda hareketinin Fransa tarafından muhatap alınan tek İslami akım olduğuna dikkat çekti.
Fransız Dışişleri Bakanı Alain Juppe’nin “İslami akımlarla diyalog içinde olacakları” şeklindeki açıklamasına atıfta bulunan Mokhtar Trifi, Ennahda’nın daha ılımlı bir çizgiye geldiği yorumunu yaptı ve bunun Fransa-Tunus ilişkileri açısından önemli bir gelişme olduğunu kaydetti.

STAR’ın da yerinde takip ettiği Tunus başkaldırısı sırasında Ennahda hareketi lideri Gannuşi’nin Londra’dan dönüşü, coşkulu törenlerle kutlanmıştı.

24 Temmuz 2011 tarihinde yapılacak olan seçimlerde, Ennahda hareketinin çoğunluk elde etmese de parlamentoda temsil edileceğini söyleyen Trifi, Tunus kanunlarına göre kimsenin çoğunluğu elde etmesinin mümkün olmadığına dikkat çekti.
Bir dönemin yasaklı siyasetçisi Raşid Gannuşi, belli ki Paris’e batıyla barışmaya gelmişti.“Bizden korkmayın artık değiştik” mesajını da burka yasağını bile eleştirme cesareti göstermeyerek vermişti.

Gannuşi’nin Paris temsilcisi Hussein Jiziri ise burka yasağı konusunda Gannuşi’nin yanıtının resmi pozisyonları olup olmadığı şeklindeki sorumuza, “Fransa Gannuşi’nin konusu değil, bu soruyu neden ona sordunuz?” yanıtını verdi ve bulundukları ülkedeki yasalara saygı duyduklarını söyledi.( oruç,saadet,raşit gannuş’iye paris rötüşü.star gazetesi 02.05.2011). Bütün bu değerlendirmelere baktiğimizda ortadoğudaki islamı hareketlerin değiştiği ve ılımlı islam çizgisine evrildiği ve artık batı ile barışan bir islamı hareket olma zorunluluğunun farkına vardıklarını göstermektedir.ortadoğudaki gelişmleri anlamak için tunusu anlamak gerekir tunusun bu değişim sürecini anlamadan ortadoğudaki halk hareketlerini anlamak zordur. doğu akdenizde iki büyük güç olma iddasında olan türkiye ve fransa bölgede rekabet halindedir ve bu rakabet türkiye ve farnsayı bazı noktalarda çatışmaya itmektedir. libyada türk büyükelçiliğimize yapılan saldırılar ve eylemler bu yarışın bir göstergesi. başbakanımızım avrupar parlementosunda fransız parlementere türkiyeye” fransızsınız” söylemide böyle bir piskoljık gerlimin ürünüydü. Raşit Gannuşinin Türkiyeyi model aldığına dair açıklamaları veAK Parti’nin demokrasi ve İslam’ı barıştırdığına vurgu yaparak, Türkiye tecrübesini bir model ve örnek olarak gördüklerini ifade etti(http://www.analitikbakis.com/NewsDetail.aspx?id=22327).Bütün bu açıklamalar ışığında Türkiye ortadoğudaki değişimler için önemli bir modeldir. türkiyenin ortadoğudaki bu rölünü istemeyen küresel güçlerlede büyük bir çekişme içindedir.
Tunusdan sonra olaylar mısırada sıçradı ve mısır da mübarek yönetimi yoğun baskılara dayanamadı ve ayrılmak zorunda kaldı yerine mareşal tatntavi seçimlere kadar yönetimi devaldı. tahriri meydanındaki eylemlere öncülük etmiş gençlerin türkiyeye gelmesi ve cumhurbaşkanı Abdullah Gülü ziyaret etmeleri gençlerin ve kitle liderlerinin Türkiyeyi takip ettiklerinin ve model aldıklarının göstergesidir(http://www.trt.net.tr/trtavaz/devrimin-mimarlari-geliyor–haber-detay,tr,4b616fa6-8f03-421d-8088-6572caed632d.aspx).Türkiye ortadoğunun değişimi için önemli bir model olduğu aşıkardır”.one minute ” olayının arap dünyasında uyandırdiği etki ile beraber türkiyeye olan sempati ve güven artmış ve türkiye bölgede daha aktif politika izleyebilmektedir.Birinci dünya savaşından Türk dedinildiği zaman araplarda farklı bir algı oluşurken şimdi çok farklı bir kanat var. Tarih sarkacı türkiyenin üstünde durmuş ve türkiye artık bölgesel bir ülke olmayı başarmış ve küresel güç olmak için gerekli koşulları oluşturmaya çalişmaktadır. Küresel güç olmanın temel şartı kıta ölçekli bir ekonomi olmaktır ve GSMH 2 TRİLYON DOLAR olması gerekmektedir.Kıta ekonomisi olmamız için hinterlandımızla güçlü ekonomik ilişkiler geliştirmek zorundayız ortadoğu,kuzey afrika,balkanlar,kafkaslar,ortaasya da güçlü ekonomik ilişkiler geliştirmek ve küresel ölçekli 10 ekonominin arasına girmemiz gerekmektedir.Çin gibi üreten Avrupa gibi demokrasiyi içselleştiren bir ülke olduğumuzda Türkiye küresel bir güç olacaktır.

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 10.0/10 (2 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: +1 (from 1 vote)
Tarihin Normalleşmesi Bağlamında Ortadoğu'daki Düzen Arayışı, 10.0 out of 10 based on 2 ratings
Be Sociable, Share!

Yazar: Orhan YILMAZ