Türkiye ve İsrail Stratejileri

Bölgedeki iki  güçlü  devlet  karşı karşıya  neden  özürmü, yoksa  güçlerin   paylaşımımı? Daha  doğrusu  İsrail’in güçüne karşı,  karşı  bir  güç  olarak ortaya  çıkan Türkiye  Cumhuriyeti  devleti’nin itibar  ve   liderlik olarak  görme  arzusunda  olan  Ortadoğu  ve  Akdeniz  ülkeleri,  Türkiye’yi, Osmanlının  tekrardan  uyanışı gibi  görmesi, İsrail’i  biraz olsun  rahatsız etmiştir. 

İsrail,  Ortadoğudaki  hakimiyet   üstünlüğünü  ve  güvenliğin tek  güçlü hakimi  olarak,  kendisini  görmesi çok  güzel  stratejik  planlarıylan; ( İngiltereye,  Amerika Birleşik Devletlerine, Fransa   ve Rusyaya ) inanılmaz derecede  varlığını  kabullendirip  her  kıtada   kendisinin  olduğundan fazla   güçlü  olduğunu  ispatliyor, tüm  dünyaya. 

Türkiye’nin  güçlenmesi  ve  Ortadoğuda  lider olarak algılanması bölge  ülkeleri gibi  batılı  ve güçlü, sanayi ülkelerinde  de  itibar  görmesine neden olucaktır ve  oluyorda , tıpkı  İsrail  stratejisinde olduğu gibi, bunu  bilen  İsrail  bu güçün  önüne geçmek için  her yolu  deniyor. Nitekim kozlar  acık  acık  masa üstüne  bırakıldı artık  dönüşü olmayan   yollardayız, her iki devlet  olarak.

Türkiye,  Nato’ya  üyelikte  israili   veto edecek  ve  Birleşmiş  Milletlerde  Filistini  tanıyacak, Akdeniz’de  seyrüsefer ilan edip  güçün   ve donanmanın  karşı  karşıya  gelmesi  an meseli artık. 

Türk Silahlı Kuvvetleri, Akdeniz’de  Güney  Deniz Saha Komutanlığına bağlı ve  Deniz  kuvveteleri  donanmaları  hazır olarak  artık  Akdeniz’de  varlığını;  26 fırkateyn,  22  hücumbot,  21  mayın arama gemisi,  14 denizaltı,
9 keşif uçağı,  14 deniz helikopteri,  7 taaruz  helikopteri,  107 sahil muhafaza  gemisi,  50 çıkartma gemisi  ve bota sahip.  Bu  güç  artık  Akdeniz’de  seyrüsefer adı olarak   İsraile  karşı, Akdeniz   sularında  gezeçek.


Tüm  bunlara  karşı  İsrail varlığını   fazlasıyla  Türkiyeye  hissetirecektir  her  platforma, İsrail  Başbakanı  Netenyahu  bu ay sonu  Amerika  Birleşik Devletlerine  gidecek  ve  büyük ihtimal olarak Türkiye’ye   karşı  Ermeni  lobileriylen görüşecek   ve  destekleyecektir. Aynı zamanda  İsrail   hükümet  ve  askeri  Türkiye’de  demokratik   özerkliği  dolaylı olarak destekliyeceklerdir. Nitekim  gecen  ay  gazetelerinde Kürtlerin de kendi ülke  kurmaları  için   tanıyalım ve tanınmalıdır  diye  düşünceleri  aşikar  olarak  basında  yayınlaşmıştır. Bilinmelidir ki   Dünya  basının, özellikle  medya ayağı  olarak   büyük   bir  çoğunluk  hissesi   İsrail  kontrolu   altındadır, bunu    kullanacaklardır.

Türkiye  ve  İsrail  milyar  dolarlık  ticaret  hacmine  sahipler, İsrail  7.300  bin  nüfusuylan, Türkiye’ye  75 milyon  nüfusa,  askeri, yazılım, teknolojik  ve  tohum  başta  olmak  üzere    milyar  dolarlık  ihraçat  yapıyor, ve   en  önemlisi   İstikbarat  olarak  bizden  çok   daha  öndeler ve  biz   bu  konularda  hala   israil’e  bağımlı  bir  ülkeyiz. İsrail   kendi nüfusu’nun  10  katından  fazla   bir nüfusa  ihracat yapıyor,  bu onlar  için  inanılmaz  bir  pazar  ve  bunu  asla  kayıp  etmek  istemezler,  bunu  İsrail  ekonomisi  ve  hükümeti  çok iyi  biliyor. İngiltere’de de  yayınlanan   yazılı  basında  bunu   ve  özellikle   askeri   alanda  bir  sorun  yaratacağını  ekonomik  olarak  belirgin bir  şekilde   ortaya  çıkacaktır.

Bu  iki   güçün  rol  paylaşımı   ve  dikleşmeleri  gelişmiş  Dünya  ülkelerini  bile  tedirgin ediyor. Bu  ekonomik sıkıntılarla,  ayaklanan  ve rejim deyişen  bu  sıcak   gündemde   lider  olma, Ortadoğuda  söz  sahibi olma    düşüncesi   ve   tavrı  hiç  ummadık  sonuçlarlan  karşı  karşı   kalınılabilir.

Başka  bir seneryoyu hatırlarsaksa;
Büyük Ortadoğu Projesi,  Büyük  Ermenistan  Projesi  ve  Mezopotanya’da Büyük   İsrail   Projesi, bunların  oluşması  için   alt yapımı   hazırlanıyor.  Gelecek   zamanda  enerji  gibi,  suyun  ve tahılın  aşırı derecede  kıymetleneceği biliniyor  ve olan  tüm projeler  su  havzasının  yoğun  olduğu  yerde,  tahılın   ilk  toprağa  düştüğü yerde,  tüm bunların şekillenmesi   geleçegin  planı olduğunu  bize  gösteriyor. Neden  bu  bölgeler,  ve neden  Amerika  Birleşik  Devletinin  isteği   doğrultusunda  Nato adı altında  Diyarbakır’da  radar   sisteminin  tekrardan kurulması ve  bölgenin   izlenmesi,  Irak   kendi   toprakları   dururken,  asıl  amaç   İsrail’i  korumak mı,  yoksa   olası  bir  İran  ve Suriye operasyonunda  dört  bir yandan   yoğun  bir   bombardıman mı ?

İbrahim Taşkıran

itaskiran@windowslive.com

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 10.0/10 (1 vote cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: +1 (from 1 vote)
Türkiye ve İsrail Stratejileri, 10.0 out of 10 based on 1 rating
Be Sociable, Share!

Yazar: Orhan YILMAZ