Türkler NATO’dan uzaklaşıyor

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan bir rapor, Türkiye’deki NATO eğilimlerinin nabzını tutuyor. Araştırma, Türkiye’de NATO’nun gerekli olduğuna dair kanının giderek azaldığını, müttefikler saldırıya uğrarsa yardım etmeye hiç gerek olmadığını; ancak petrol tedariki ya da bir başka devlette iç savaş ihtimali karşısında buralara asker gönderilmesine fevkalade gerek bulunduğunu gösteriyor.

Araştırma bulguları Türkiye’de NATO’nun bir örgüt olarak değerlendirildiğini ve Türkiye’nin de bu kuruluşa üye olduğunun hatırlandığını göstermiyor; daha çok kuruluşun üyelerinin, ABD ve Avrupa ülkelerinin dikkate alındığını düşündürüyor. Zira NATO faaliyetlerinin ne olması gerektiği yolundaki sorulara verilen yanıtlarla diğer sorulara verilen yanıtlar arasında tutarlılık bulunmuyor.

Muhalefet

Araştırmadaki en ilginç bulgular, Türkiye’deki siyasi partilerin NATO konusundaki eğilimlerinde. 2004-2010 arasında deneklere NATO’nun gerekli mi gereksiz mi olduğu sorusuyla birlikte hangi siyasal partiye oy verecekleri de sorulmuş. Yapılan eşleştirme, siyasal eğilimlerle NATO karşıtlığı arasındaki ilintiyi sergilemiş. Genel durum, üç siyasal partiden hangisine oy verirse versin, tüm deneklerde NATO karşıtlığının artması. Çalışmaya göre 2004 yılında CHP’ye oy veren kesimin NATO’yu gerekli görmeme oranı % 40’la en yüksek oranda, MHP seçmenleri ise sadece % 24 oranında gereksiz bir kuruluş yanıtı vermişler. Ancak CHP seçmeninin NATO karşıtlığındaki birinciliği bir yıl sonra MHP’ye kaptırdığı görülüyor. 2006 yılında ise CHP seçmeni atağa geçmiş ve NATO karşıtlığı bayraktarlığını MHP’nin elinden almış. 2008’de rövanş gerçekleşmiş ve MHP seçmeni CHP’den daha yüksek oranda NATO karşıtı olmuş.

2009’da MHP seçmenlerinin NATO karşıtlığı ile CHP seçmenininki arasındaki fark açılmış ve 2010’da rekor düzeye ulaşmış; neredeyse her dört MHP seçmeninden üçü NATO karşıtı haline gelmiş. CHP seçmenlerinin de MHP gerisine düşmekle birlikte NATO karşıtlıkları gözle görülür oranda artmış.

İktidar

AK Parti seçmeni 2004 yılında NATO karşıtlığı yarışına % 32 ile CHP ve MHP’nin ortalaması düzeyinde başlamış. 2006 yılına kadar tutum değiştirmeyen seçmen, bu tarihte MHP seçmeninin önüne geçerek daha fazla NATO karşıtı olmuş, ama CHP’ye yetişememiş. 2008 ve 2009’da önceki yıllardaki oranı muhafaza eden AK Parti seçmeni, NATO karşıtlığını % 40-45 aralığında ifade etmiş. Ancak 2010 yılına gelindiğinde, AK Parti seçmeninin NATO karşıtlığında sıçrama olmuş ve oran % 52’ye yükselmiş. Bununla birlikte karşıtlık konusunda diğer partilerin eline su dökecek aşamaya hiç gelmemiş.

Bu veriler, AB ile ilgili yapılan çalışmalarla da örtüşüyor. Dolayısıyla eğilimleri belirleyenin örgütlerin kendileri ya da faaliyetleri değil de üyeleri olduğu anlaşılıyor. Diğer bir ifadeyle NATO karşıtlığı ile ABD ya da Avrupa devletleri karşıtlığı arasında bağıntı olduğu söylenebilir. Söz konusu kuruluş ve ülkelerin Türkiye’de güvensizlik yaratacak işler yaptığı malum. Öte yandan Türkiye’de özellikle muhalefet arasında kim daha “Batı” karşıtı türünden bir mücadele olduğu da malum. Anlaşılan o ki AK Parti seçmeni de bu furyadan etkilenmiş. Ancak çarpıcı olan, AK Parti seçmeninin “Batı” karşısındaki tutumunun diğer parti seçmeninden daha az karşıtlık taşıdığı.

Araştırmalar, Türkiye’de yükselen bir “Batı” karşıtlığı olduğunu   gösteriyor, ancak eksen kaydırmakla eleştirilen AK Parti’nin bu konuda en az sorumlu tutulabileceğini  ortaya koyuyor.

Beril DEDEOĞLU

bdedeoglu@stargazete.com

VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.17_1161]
Rating: 0 (from 0 votes)
Be Sociable, Share!

Yazar: Orhan YILMAZ